Cumartesi, Haziran 22, 2024

Med-cezir

“Keder kuşlarının başının üstünde gezmesini engelleyemezsin,
Ama saçına yuva yapmasını engellersin.”
Çin Atasözü

Tüm algılarımız gibi adalet algımızın da çok eski evrimsel kökenleri değişmekte mi? Hızla değişen evrimleşen yaşamımızda cağa ayak uydururken, acaba adalet algımızın tarihi geçmiş olabilir mi..? Uyum sağlama sürecinde o sebeple mi, sürekli değişen kanun, tüzük uygulamaları kentin vahşi doğasında şekilleniyor mu?

Hazine Bakanlığı’nda yapılan toplantılarda dar gelirliye destek paketi olarak kamuoyuna sunulan bir süreci yaşıyoruz şu günlerde. Devletin 9 milyona yakın vatandaşın yaklaşık 30 milyar lira tutarındaki icralık borcunu tasfiye amacı ile üstlenmesi gündemde.

Bu gelişmenin nasıl olacağı henüz tam ayrıntıları ile açıklığa kavuşmuş değil. Varlık yönetim şirketlerinde olan borçların 2 bin 500 TL’sini devletin ödeyeceği; icralardan da bu yükün kaldırılması düşünülmekte. Bir önceki uygulamada faizlerin silinmesi, ana borcun 24 aya kadar taksitlendirilerek bu borcun kapatılması yönünde bir kolaylık tanınmıştı. Burada yeni yapılacak uygulamada ana borcu 2 bin 500 TL olan vatandaşın; borcunun üstlenilmesi gibi bir yapılandırma şekli gündemde. Gelişmeleri hepbirlikte yakından takip edeceğiz.

Bankalarda tahsil edilemeyen alacaklar gider pozisyonuna aktarılırken; bu alacaklar varlık yönetim şirketlerine çok düşük bedelle satılıyor. Bankalar bunu giderde göstererek vergiden düşüyor ve varlık yönetim şirketleri de, yüzde 10 gibi cüzi rakama devraldıkları tahsil edilemeyen alacakları; çok yüksek faizi ile tahsil etmeye çalışıyor. Varlık yönetim şirketleri dava açılması noktasında harçtan muaf oldukları için; icra dava kapsamında mahkemelerde vatandaşa açılan davaların çoğunluğu bu şirketlere ait oluyor.

Varlık şirketlerinin harç muafiyeti ile açmış olduğu davalarda; yüzde 25 devlete yargı yükü olarak geri dönmekte. Bu şekilde yapılandırma ile icraya düşmüş vatandaşın borca itiraz nedeni ile arabuluculuğa giden dosyalar çoğunlukta. Bu dosyalar üstünde tarafların anlaşamaması ise mahkemelerde itirazın iptali şeklinde dava oluyor. Düşüncem; bu tür davaların yarattığı birikimin azaltılması ile bir bakımdan yargı yükünün hafifletilmesi amacını güdüldüğü.

Ayrıca Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ne üye bankaların, kendi alacakları için geçerli olmak üzere; aylık geliri asgari ücret veya altında olan borçluların, üye bankalar nezdindeki hesaplarına yatan ücreti ve maaşının haczedilmemesi ve teminata alınmaması kararı var. Bunu uygulayan Emlak Katılım Bankası, Albaraka Türk Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, Ziraat Katılım Bankası öne çıkanlardan.

Devlet yalnızca 2 bin 500 TLden destek vermek yerine, ana para kapsamında borç miktarını gözeterek mi bu desteği yapacak? Yoksa toplam borçtan mı düşecek şimdilik ayrıntılar belli değil. Son gelen bilgilere göre borcu 2 bin 500 TL’ye ulaşan ve icra ya düşen vatandaşların borçları, devlet tarafından ödenecek olduğu. Bunu da nasıl olacağı konusunda çalışmalar devam ediyor. Fakat düşünülen 9 milyona yakın vatandaşın yaklaşık 30 milyar lira tutarındaki icralık borcunun tasfiye edilecek olması.

Elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi temel ihtiyaçlara ait sözleşmelerden kaynaklanan borçları devletin üstlenmesi hususu; ekonomi önlem paketi olarak yansımakta ve dar gelirliye bir nebze olsun, nefes aldırmayı hedeflemekte.

Bir başka gelişmenin ise arabuluculuk müessesi konusunda yaşanması planlanıyor. Arabuluculuk, son dönemde aktif olarak hayatımıza girerek; artık komşuluk hukukundan kaynaklanan sorunlar, kat mülkiyeti uygulamalarında ve kiracı-mal sahibi ilişkisi ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili de kullanılacak. Kiralarda ki fahiş artışın önüne geçmek için dava şartının ve zorunlu arabuluculuk tasarısının da gündeme getirilmesi düşünülüyor. Ayrca Eylül ayında, hiç evi olmayan ve aylık geliri İstanbul da 16 bin TL’nin, başka illerde 14 bin TL’nin altında olan dar gelirliye; ev alma imkanı yaratılacak. TOKİ’ye müracaat eden 30 yaş altı gençler içinde, yüzde 20 kontenjan ayrımı ile 240 ay vadeli ev alma imkanı sağlanacak .

Ekonomik darboğaz ve hayat pahalılığı bu önlemleri almaya itmişken, üst düzey bir yöneticinin ofisinde ki tablo içeriği geldi aklıma. Bu tablo da karaya vurmuş bir gemi, iki tane de kürek usulca kumda gömülü duruyordu. Tablonun altında ise: “Sular her zaman yeniden yükselir” yazısı okunuyordu. Sular yükseldiğinde ait olduğun yere geri döneceksin, okyanus da yine bir gemi olarak devam edeceksin, o sebeple umutsuzluğa kapılmamak yenilikleri ve gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor.

Her şey ters gidiyorsa unutma:
Uçak rüzgarı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.
Henry Ford

Av. Arb. Serap Demir

Diğer Yazarlar