AB Konseyi, yeni çelik ticaret rejimine ilişkin değişiklikleri açıkladı

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından dünyadan demir çelik sektörüyle ilgili haberleri derlediği bülteni yayımladı. Buna göre, Avrupa Birliği Konseyi’nin, mevcut korunma önleminin yerine geçmesi planlanan yeni çelik ticaret düzenlemesine ilişkin tutumunu detaylandırdığı ifade ediliyor. Söz konusu gelişmenin, Konsey ile Avrupa Parlamentosu arasında nisan ayı başında sağlanan anlaşmanın ardından geldiği belirtiliyor.

Buna göre, Avrupa Komisyonu’nun 31 Aralık 2026’ya kadar dökme demir borular, bazı tel ürünleri ve dövme çubuklar gibi belirli ürünlerin kapsam altına alınıp alınmayacağını değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca 30 Haziran 2027’ye kadar, çelikten üretilen veya önemli miktarda çelik içeren ek ürünlerin kapsama dahil edilip edilmeyeceğinin inceleneceği; özellikle hâlihazırda kapsam dışında kalan aşağı akış demir-çelik ürünlerine öncelik verileceği belirtiliyor.

Toplam yıllık kota hacminin, 18.345.922 ton olarak belirlendiği ve kota aşımı durumunda yüzde 50 vergi uygulanacağı aktarılıyor. Ürün kategorilerine göre kota dağılımlarının ise, 2022–2024 dönemindeki ithalat paylarına göre belirleneceği ifade ediliyor.

Avrupa Komisyonu’nun, toplam kota hacmini 14,4 milyon ton ile 22,2 milyon ton aralığında değiştirme yetkisine sahip olacağı belirtiliyor. Bu kapsamda talep, ithalat pazar payları, küresel kapasite fazlasındaki gelişmeler, AB çelik sektörünün karbonsuzlaşma süreci, arz durumu ve savunma politikası hedefleri gibi unsurların dikkate alınacağı aktarılıyor.


Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn menşeli ürünler kapsam dışı

Rejimin, ikili korunma önlemleri uygulanmadığı sürece serbest ticaret anlaşması olan ülkeler dahil tüm üçüncü ülke ithalatlarına uygulanacağı; Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn menşeli ürünlerin ise kapsam dışında bırakılacağı ifade ediliyor.

Uzlaşma metninde “ergitme ve döküm” kuralının korunduğu belirtiliyor. Buna göre ithalatçıların, ilgili çeliğin sıvı halde ilk üretildiği ve ilk katı hale döküldüğü ülkeyi gösteren fabrika test sertifikası gibi doğrulanabilir belgeleri sunmak zorunda olacağı ifade ediliyor. Avrupa Komisyonu’nun, gerekli kanıt türlerine ilişkin uygulama kurallarını 31 Ağustos 2026’ya kadar belirlemesi gerektiği aktarılıyor.

Yürürlüğe girişten itibaren iki yıl içinde Komisyon’un, kota avantajlarından yararlanma açısından “ergitme ve döküm” ülkesinin esas alınmasının gerekip gerekmediğini değerlendireceği ve bu değerlendirme sonucuna göre mevzuat teklifi sunabileceği belirtiliyor.

Kota yönetiminin üç aylık dönemler halinde devam edeceği ifade ediliyor. 1 Temmuz 2026 ile 30 Haziran 2027 arasında kullanılmayan kotaların bir sonraki çeyreğe devredileceği; 1 Temmuz 2027 itibarıyla ise Komisyon’un ithalat baskısı, ortalama kota kullanımı ve aşağı akış sektörler için arz yetersizliği gibi unsurları dikkate alarak bu uygulamayı gözden geçireceği aktarılıyor.

Yeni düzenlemeye ilişkin Avrupa Parlamentosu’ndaki ilk okumanın 18 Mayıs’ta yapılmasının beklendiği; Parlamentonun metni Konsey’in belirlediği şekilde kabul etmesi halinde düzenlemenin yasalaşacağı ifade ediliyor.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM