Senenin en güzel günlerini yaşıyoruz dersek yeridir. İzmir’den daha güneye inince sıcaklar sanki biraz daha kendini hissetirmeye başladı. Haziran ayının 1’i, Ayın dünyamıza en uzak; 15’i en yakın ve 28 Haziran tarihinde ise tekrar en uzak olduğu günlerdir.

Bunların yanında 7 ve 19 Haziran tarihlerinde ise Ay düğümüne denk düştüğünden, Ay takvimi takipçileri bu 5 gün Haziran ayında sulama ve istenmeyen otların ayıklanması haricinde bahçelerinde herhangi bir eylemde bulunmuyorlar.
1 Haziran inen Ay’ın son günüdür. 2 Hazirandan 14 Hazirana kadar çıkan Ay, 15 Hazirandan 28 Hazirana kadar ise tekrar inen Ay dönemidir. 29 ve 30 Haziran günleri ise çıkan Ay dönemine uymaktadır. Ay takvimi takipçileri, budama için sözkonusu tarihleri göz önünde tutacaklardır.
Ay takvimi takipçileri, bu günün konusu olan asmanın yeşilken budanmasını inen Ay döneminde yapacaklarından hiç kuşkumuz yok. Biraz eski yazılarımızdan anımsadıklarımıza bir göz atalım. Asma dizginlenmedikçe delicesine büyüyen bir bitkidir.

Hem bitkinin güzelliğini kaybetmemesi için, hem de üzüm verimini en üst düzeye çıkarması için budama elzemdir. Asma bitkisi ağlayan bir bitkidir. Diğer bir deyişle budandığı zaman öz suyunu kaybeder. Kayıpları önlemenin en iyi yolu, ilk budamanın Ocak ayının ikinci haftasından önce tamamlamaktır.
Geç ilkbahar ve erken yaz haftalarında asma ikinci bir budamaya gereksinim duyar. Bunun nedeni bitkinin dengeli ve simetrik büyümesini sağlamaktır. Aynı zamanda yerlerde sürünen bir asmanın mantar hastalıklarına karşı zaten eğilimli olduğundan, bu hastalıkları kapması gayet de kolaydır. Yukarıda söylediğimiz gibi, yöntemine uygun budama yapıldığında üzümler her zaman daha iri ve daha güzel olur. Herhalde üzümün şeker tutma düzeyinin aldığı güneşin de payı olmalı.

Pekiyi, bu son budamayı nasıl yapıyoruz? Önce topraktan ve aşı bölgesinin altından çıkan tüm dalları dibinden kesiyoruz. Aşağı doğru olan tüm yan dalları da dibinden kesiyoruz. Üzümsüz yukarı doğru çıkan dalları 50 cm.’den buduyoruz. Diğer deyişle dalı 50 cm. kalacak şekilde buduyoruz.
Yemişli olanları, diktiğiniz ilk yıl yemişlerden sonraki ilk yaprağın boğumunun hemen üzerinden; ikinci yıl 2 yaprak üzerinden; üçüncü yıl ve sonrasında ise 3. yaprak sonrasından kesebiliriz. Bu reçetinin biraz eski dogmalardan, temelsiz boş inançlardan kaynaklandığını düşünüyoruz.
Budanan dalın kalınlığı ne kadar az ise bitkinin öz suyunun o oranda azalacağını düşünüyoruz.Ayrıca ileriki haftalarda salkımları örten büyük yaprakları da seyrekleştirmenizde bir beis görmüyoruz. Bir de sülük denilen asmanın tutunmasını sağlayan bıyıklarını istediğiniz gibi kesebilirsiniz. İstediğiniz gibi dememizin nedeni bazı durumlarda asmanın yan dalları korkuluklara asılması işimizi kolaylaştırdığındandır.

Bu haftalık da bu kadar. Sıra fotoğraflarımıza geldi. İlk sırada Karadeniz üzümü olarak bilinen siyah Isabelle üzümlerimizi yukarıda bahsettiğimiz gibi inen Ay döneminde budadık. Isabelle üzümü aslında Kuzey Amerika kaynaklı bir bitkidir. Dolayısı ile Avrasya’nın tek üzümü olan Vitis vinifera grubunun içinde değildir.
İkinci fotoğrafımızı Dr. Şemi Alp gönderdi. Trakya’nın gelincikleri Mayıs ayında kan damlaları gibi çayırlardaki yerlerini almışlar. Serpil Üçok Kanada’dan orman güllerini ya da Rhododendron fotoğraflarını yollamış. Vecdi Türk ise Ahmet Paylı’dan izin alarak yolladığı şakayık fotoğraflarını okuyucuyla paylaşmış. Hepsine teşekkür ediyoruz.
Keyifli Bahçeler…